İnsanlığın Hiyerarşisi
İnsan tek başına olmadı hiç, her zaman belirli topluluklar halinde yaşadı. İlk aleti yaptığı anda, ilk avcılığında hep başkalarıyla beraberdi. Kültürel bir gelişme sürecine girmesinde, uygarlık yoluna ilerlemesinde diğer insanlarla olan ilişkilerinin büyük önemi vardır. İnsanların bir topluluk halinde yaşaması için bazı görev paylaşımları yapmaları gerekir. İşte ilk hiyerarşik düzen böyle ortaya çıkar. İnsanlar karınlarını doyurmak için avcılık ve toplayıcılık yapmak zorundaydılar. Avcılık zor ve kuvvet isteyen bir iş olduğu için erkekler bu işi üslenmişti. Kadınlar ise toplayıcılık yapıyordu. İnsan topluluklarındaki birey sayısı arttıkça yiyecek ihtiyacı da fazlalaştı. Avcılar az zamanda çok hayvan avlamak zorun dalardı. Bu nedenle aletleri daha iyi olmalıydı ve bu aletleri avcıların kendilerinin yapması büyük bir zaman kaybı olacaktı. Bu ihtiyaç yeni bir sınıfın ortaya çıkmasını sağladı. Artık sadece alet yapımıyla uğraşan insanlar vardı. Bu insanlar Avcılara gereken silahları ve aletleri sağlayıp karşılığında avlanan hayvanlardan pay almaktaydı. Bu topluluklardaki insan sayısı daha artışa geçilmesi ile artık bu toplumun bazı kuralları olması gerekiyordu. Çünkü elde edilen besinin eşit şekilde paylaştırılası gerekiyordu. Bunun içinde adaleti sağlayacak bir lidere ihtiyaç vardı. Bu kişi genellikle o topluluğun en yaşlısı olurdu. Çünkü yaşlı olmak daha çok tecrübe demekti. Hiyerarşik yapı böylece dallanmaya başlar. Tarıma geçilirken de toplumda bazı değişiklikler olmak zorundaydı. Çünkü toplanan tahılın bir kısmının ertesi sene ekilmesi için saklanması gerekiyordu. Bu saklanan ekinlerin korunması için ayrıcalıklı insanlar seçilmişti. Bu tür köy toplumlarında lider olan bireyin, toplumun savunmasında ve diğer köylere akınlarında da lider olduğu düşünülmektedir. Bundan başka liderin, toplum etkinliklerini yönettiği, köyde kişiler arasında ortaya çıkan çatışmaları hallettiği ve köy toplumu üzerinde hatırı sayılır bir denetimi olduğu bilinir. Öyle sanılmaktadır ki bu liderlik pozisyonu belirli ailelere has olup kalıtım yoluyla geçmektedir. Ancak liderlik, belirli ailelere has olmakla beraber, o ailenin en güçlü bireyine de geçebilir. İnsanlar tinsel yaşamlarını düzenleyecek din adamları ve büyücüler sınıfı ortaya çıkar. Bu sınıf bir çok bölgede tüm kontrolü ele geçirmiştir. İnsanlarda mülkiyet kavramı geliştikçe korunma ihtiyacı artar ve asker sınıfı belirir. Toplumlarda çoğu zaman yönetimi din adamları elinde tutar. Bazen toplumlardaki tüm düzeni bu hiyerarşik sistem kurar. Maya kültüründeki üst sınıf ve din adamları bir güneş kültü ortaya çıkartırlar. Bu güneş kültünün devam etmesi için sürekli kurban verilmesi gerekmektedir. Bu yüzden Maya toplumu yeni kurbanlar bulmak için yayılmacı bir tutum izlemiştir. Toplumların değişen ekonomik yapıları da zamanla hiyerarşik düzene yeni halkalar eklemiştir. Uruk kültüründe askeri güç yok ticarete dayalı bir güç mevcut. Ticareti elinde tutan insanlar yerel bir aristokrasi oluşturuyorlar. Maden ve tarım ürünleri arasında ticarette organize bir sistem gerekiyor. Ticarette hesabın tutulması gerekir. Bu sebeple, dini, yönetici, zanaatkar sınıfının yanında birde bürokrat sınıfı ortaya çıkıyor. Bu topluluklara Kent Toplulukları denilebilmesi için iş gücü ve iş bölümü olması gerekir. Bu organizasyonu yönetici sınıfı sağlar. Anadolu'da bu dönem yerleşmelerinin çevresinden beslemeli olması aristokrat sınıfını fark olarak yaratmış ve Mezopotamya sisteminin ilerlemesine yol açmıştır. Sosyal dinamikleri farklı gelişen bu sistem Hititlere kadar uzanır. Böylece ekonomi ve ticaretin toplum hiyerarşisindeki kuvvetli etkisini görüyoruz. İnsanların kurduğu uygarlıklar geliştikçe hiyerarşik düzende bir o kadar karmaşıklaşmaya başlamıştır
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder