Postmodernizme Geçiş
Zorunluluğun Tıkanması ve Postmodernizme Geçiş Modernizm’in felsefi başlangıcı Rönesansla başlar ve gerçek anlamda uygulanması 19.yy başlarıdır. Doğanın bir parçası olmaktan kendini rönesansla kurtaran insanoğlu, doğaya karşı rasyonel duruşunu bu dönemde belirgin hale getirdi. Empirik ve Matemetik kanıt, kabul edilebilir bilgi için şart koşuldu. Din ve hayatın anlamı gibi metafizik konuların anlamsızlığı vurgulandı ve yalnızca empirik kanıtlarla doğrulanabilir önermeler oluşturulabilen bilgi alanları rasyonel akıl yürütme çabasına değer görüldü. Eski olan ve doğal olarak geçmişte olan herşey dışlandı. Çünkü ihtiyaçlar yeniydi, yepyeni akıl yürütme ve çözüm üretme yöntemleri bulunmuştu, A.N. Whitehead’in dediği gibi, 19. Yy’ın en büyük keşfi keşfetmenin yöntemini keşfetmekti, en önemli keşif tren, radyo, yada telgraf değil, bunları keşfetmenin, uygulanır hale getirmenin yönteminin keşfedilmesiydi... Ve bu pratiklerin içinde eskiye yer yoktu. Yeni yöntemle elde edilen başarılar, insanoğlunun yeni ütopyalar oluşturmasına sebep oldu. Devlet kurumlarının ve bürokrasinin rasyonel yapılanmasıyla insanlar, özgürlükçü, eşitlikçi , demokratik bir dünyada, konforlu ve mutlu yaşayacaklardı. Her şey aklın yönetiminde ve insanlığın hizmetinde olacaktı. Bilginin evrensel geçerliliği olduğuna göre, tek bayrak, tek dil ve tek dinde hayal olmamalıydı. Henüz 1847 yılında Journal of Design and Manufacturers’da sanat eleştirmeni Henry Cole şöyle diyordu: Süsleme, süslenen nesnenin kendisinin yanında ikincil olmalıdır. Modern grafik tasarım, endüstri devriminin ve yeni sosyal yaşamın ihtiyaçlarına cevap vermeye başlamıştı. Mutlak ve sürekli bir deneysellik içinde daima, bir önceki ile yetinmeyen yeni akımlar çıkıyor, yapay dil, gerekli olan esneklik içinde varoluşunu sürdürüyordu. Gelişim ve ilerleme çabasını kurallara bağlayan ve kendi sözlüğünü oluşturan modernizm grafik tasarımı da bir takım yöntem ve kurallara indirgemişti. Bu kurallar 50’li yıllara kadar esnekliğini ve değiştirilebilirliğini sürdürmüş, değişik akımlar yeni kurallar getirmiş, veya bazı kuralları görmezden gelmişti. Bütünleme ve teke indirme dönem tasarımcılarının ilkelerinden bir diğeriydi. Problemin çoklu parçaları irdelenmeli, birleştirilip tek bir sorun haline getirilmeli ve bu soruna çözüm aranmalıydı. Bu sayede tasarımlar gereksiz öğelerden gittikçe daha fazla arınıyordu. Modern Sonrası Grafik Tasarım ve Zorunsuzluğun Gelişimi Postmodernizmin anlamı başlarda modern karşıtı, geçmişe yönelme olarak görülse de daha sonra içeriğinin, meşrulaşmadan, çoğulculuğa, hiç merkezlilikten, gibiciliğe kadar genişlediği görülebilir. Frederic Jameson ve Postmodern Teorinin Sınırları yazısında Sean Homer Postmodernizmin tanımında tanıma karşı koyma olduğunu söylüyor, ve Postmodernizmin karakteristik özellikleri tanımlanmaya çalışıldıkça, bu karakteristik özelliklerin dahada azaldığını söylüyor. Her gün biraz daha genişliyor Postmodernizmin tanımı. Bu durumu onun en basit tanımını yapmak için kullanırsak, iyi, kötü, doğru, yanlış, güzel, çirkin demeden, insanoğlunun ürettiği herşeyi kucakladığını söyleyebiliriz Postmodernizmin. Zıtlıkları iki yana açar, önünü, arasını ve arkasını doldurur. Herşey mübah, herşey meşrudur. Yeni bir ürünü içselleştirmek için öngördüğü şartları yoktur. Bu yüzden Postmodern paradigma tasarım estetiğindeki hiyerarşiyi ortadan kaldırmış görünüyor. Grafik tasarımda da normsuzluk, iyi kötü kriterinin geçerliliğini yitirmesine neden oldu ve görüntüsü yeni olan herşey baş tacı edildi. Önerilen, tasarım problemlerine genel çözüm yolları değil kişisel üsluplar oldu. Ve bu üsluplar yalnızca görüntü üretme teknikleri olarak karşımıza çıkıyorlar bugünlerde. Modernizmin tıkandığı alanlara çözüm önerileri sunarak ortaya çıksa da, ve bu öneriler bir çok bakımdan özelliklede form işlevi izler bağnazlığından kurtulma adına devrim yaratmış olsa da, postmodern grafik tasarımda bir tıkanma noktasına gelmiştir
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder